Pages Navigation Menu

Kategoriler

Most Recent Articles

Özgürlüğümüz Kısıtlanamaz!!

Posted by on Mar 21, 2014 in Teknoloji | 0 comments

#TwitterBlockedinTurkey

 

T.C. Anayasası

 

VIII. DÜŞÜNCEYİ AÇIKLAMA VE YAYMA HÜRRİYETİ

Madde 26

 

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma haklarına sahiptir.

Read More

Oy Vermek Ya da Vermemek…

Posted by on Mar 17, 2014 in Ana Sayfa, Derya Dediğin Dalgalanır..., Hayatın İçinden, Toplumsal | 2 comments

O kadar çok söylemek istediğim şey var ki… Bir o kadar da nasıl söyleyeceğimi bilmediğim. Söylemekten ar ettiğim…

Yıllarca boykot ettim seçimleri. Klişelerle öz olarak açıklamam gerekirse; “Oy vermek bir işe yarasaydı, çoktan yasaklanırdı.” (Emma Goldman) ve “Bozuk düzende sağlam çark olunmazdı” (Pir Sultan Abdal)

Yıllar sonra kullandığım ilk oyum Ayşe Tükrükçü ‘ye idi. Sebeplerim linkte.

İkinci oyum ise, geçen seçimlerde Sırrı Süreyya Önder’eydi.

Bu kadar. 34 yaşındayım. Toplam 2 kez oy verdim. 1’i simgesel, 1’inin de ne şahane bir seçim olduğunu, yıllardır bu meclise giren vekillerden ne farklı olduğunu çok şükür gördüm.

Bu seçimlerde ise tabii ki aklım ve kalbim yine Sırrı Süreyya’da.

Madde madde gideyim:

1- Seçim denen şeyin benim için en önemli anlamı, ideolojimi, inancımı yaygınlaştırabilmeme araç olmasıdır. Sırrı’ya oy verme sebebim, Sırrı’nın belediye başkanı olacağına inancım değil, inandığım çoğu şeyi temsil ettiğinden, seçim süreci boyunca da bu inandıklarım halka duyurulacağından ve bunları yapa yapa sonraki seçimlere kadar oyların artacağına inandığımdan.. Şimdi vermezsem yarın da oyunun azınlıkta kalacağını düşündüğümden… Artı “zafer” kazansın ya da kazanmasın kendi düşüncemin arkasında durmayı anlamlı bulduğumdan…

2- Şu geldiğimiz cehennemin bitmesinin 30 Mart’taki seçimlere bağlı olduğunu düşünmüyorum. Hatta genel seçimlere bağlı olduğunu da düşünmüyorum. Kimse kusura bakmasın ama bu cehennem bu ülkeye yeni gelmedi. Bu halin minyatürünü biz on yıllardır her hükümette yaşıyorduk. Kimse kusura bakmasın ve biraz tarih okusun, cezaevlerinde işkenceler, ölüm operasyonları, gözaltında kayıplar, işkenceler, faili meçhuller, yargısız infazlar AKP ile başlamış değil. Eylemlerde kaburgaları kırılan, beyin travması yaşayan sayısını açın da bir okuyun İHD raporlarından. . Sivas Katliamı, Gazi Katliamı, Maraş, Beyazıt, Ulucanlar AKP döneminde yaşanmadı! Sivas Katliamı yaşanırken iktidar ortağı SHP idi.

AKP ile cehennemimiz büyüdü evet. “Terörist” solcular, alevi ve Kürtlerden çıkıp tüm ülkeye terör estirmeye başladılar. Evet en temel haklarımıza kadar saldırdılar. Ağacımıza, suyumuza, havamıza kadar. Cebimize kadar soymaya başladılar. Evet tahammül edilemez, içinden çıkılamaz biz cehenneme döndü iyice hayatımız. Ve fakat 30 Mart’ta CHP’ye oy vererek değil, halk olarak isyan edip, kendi konforumuzu, hayatımızı, güvenliğimizi düşünmeyi bırakıp hep beraber sokağa çıkarsak bu cehennemden çıkabileceğimize inanıyorum.

3- Ve fakat….

An itibariyle…

Bu katiller Berkin’i öldürüp

Cenazesine saldırıp,

Annesini yuhlatıp, “Yüzünde poşu vardı, elinde sapan vardı” ,

Sandık da sandık, sandık da sandık deyip durdu ya….

Biz 5 gündür nefes almaktan, gülmekten ar ediyoruz ya…

Ve sol da canlı bir muhalefet, isyan oluşturamadı ya…

Bir şey değişeceği için değil. Cehennem biteceği için değil. Sadece ve sadece bu alçak adamın bir an için dahi olsun gerilmesine, üzülmesine, korkmasına bir damla olsun katkısı olsun diye içim kan ağlayarak CHP’ye oy vereceğim. Onun beklediğinden 3 oy daha fazla olup canını sıkacaksa dahi benim için yeter şu andan sonra.

Ve fakat şunu da söylemeden edemeyeceğim, inançları uğruna başka bir seçim yapmış insanlara TATAVA YAPMA demenin de Tayyip Erdoğan tarzından çok farklı olduğunu düşünmüyorum.

Bu duruma gelmemize izin verdiğimiz için Allah hepimizin belasını versin diyeceğim de daha ne kadar verebilir bilmiyorum.

 

Read More

Anne Baba Rehberi Mart-Mayıs Seminer Programı

Posted by on Mar 3, 2014 in Ana Sayfa, Annelik, Duyurular - Etkinlikler, Ebeveynler için Ürünler | 0 comments

Uzun Çorap sitesini bilir misiniz? En bayılarak takip ettiğim çocuk-ebeveyn sitesi. Tam iki yıl önce 10 yaşında bir akıllı bıdığın yazısını yayınladılar. Epey beğenilip, paylaşıldı bu yazı. Yazıyı okumak isteyenleri şöyle alalım (Ki okumak isteyin bence) : Anne Yönetme Sanatı Ben bu ve diğer yazılarını okuduktan sonra bayıldım bu kızçeye. Dilerim kızım da böyle olur diye düşündüm. Acaba nasıl yaklaştı anne babası o yaşına kadar, nasıl davrandılar, ne yapıp, ne yapmadılar… Keşke bir tanışıklık vs çıksaydı da sohbet edebilseydim çocuk eğitimine dair… Derken efendim, allahtan başka bir şey isteseymişim keşke, Elif’in annesi Ayşegül Cebenoyan, Çocuk gelişim uzmanı ve ebeveyn eğitim koçu çıkmasın mı?? Hatta kendisinin Anne Baba Rehberi isminde de bir sitesi var

Pozitif disiplin, okul öncesi dönem, okul çağı, ergenlik, bebeğe hazırlık çocuğa dair bilmemiz gereken her konuda seminer veriyor. Bu akıl küpü kızçeyi yetiştiren eğitimcinin seminerlerine hiç düşünmeden gitmek farz oldu. İstedim ki siz de görün mart-mayıs programını, size denk gelenleri de kaçırmayın. Çocuklara birey gözüyle bakan uzman sayısı az, kıymetlerini bilmek, kaçırmamak lazım.

İşte seminer programı:

Seminer Duyuru

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü,  gelişim psikolojisi dalında yüksek lisans yapan Cebenoyan, Amerika’da Ebeveyn Koçluğu eğitimi alıyor. Gerisini de kendisi şöyle anlatıyor:
” Positive Discipline Association tarafından verilen eğitime katılarak “Certified Positive Discipline Parent Educator” (Sertifikalı Pozitif Disiplin Ana Baba Eğitmeni) unvanını aldım ve Positive Discipline Association (Pozitif Disiplin Birliği) üyesi oldum.

Colorado State University’de öğretim görevlisi olan Zeynep Biringen tarafından verilen Emotional Availability (Duygusal Ulaşılabilirlik) atölye çalışmalarına katıldım. 2011’de Duygusal Ulaşılabilirlik vaka geçerlilik çalışmalarını tamamlayarak güvenli bir ebeveyn-çocuk ilişkisi oluşturacak ebeveyn tutum ve davranışlarının anlatıldığı Duygusal Ulaşılabilirlik eğitimini vermek için gerekli sertifikayı aldım.

Şubat 2014’ten itibaren Cumartesi günleri, Karşı Gazetesi’nde Anne ve Çocuk Gelişimi üzerine yazmaya başladım.

 

2010 yılından beri Doğan Kitap’ın Anne Baba Akademisi dizisinden kitap çevirileri yapıyorum. Şu ana kadar aşağıdaki çevirilerim yayımlandı;

 

Read More

Etik, Doğruluk, Göz Dönmesi…

Posted by on Şub 27, 2014 in Derya Dediğin Dalgalanır... | 3 comments

Mayıstan beri  ilginç bir ortaklık geliştirdik AKP’li olmayanlar olarak… Yaşadıklarımız, yaşattıkları o kadar büyük ve dehşetli ki birbirimize selam vermeyeceklerimizle bile aynı kurşundan kaçarken yan yana geldik. Bazen birbirimizin elini tuttuk. Buna yoldaşlık değil de “düşmandaşlık” denir belki. Yolumuz, hedefimiz değil düşmanımız ortak çünkü çoğunluk olarak.

Read More

Anneler Anneler Teknolojik Anneler…

Posted by on Oca 31, 2014 in Ana Sayfa | 1 comment

Her yer anne dolu! Blogları, twitterı aştılar a dostlar her yerdeler! Sanaldan gerçeğe, gerçekten sanala dönüşüp, değişip hızla gelişiyorlar.
Bazıları kafa buluyor bununla… “Başka işiniz mi yok? Evinizle çocuğunuzla ilgilensenize” diyorlar. Çünkü yüzyıllardır yaratılmış ve reva görülen iş bölümü bu. Kadınlar doğurur çocuğa bakar. E hadi çalışmak istiyorsa da bunların tamamını yürütecekse yapsın… İnternette anneler mi? Ne yapıyorlar yahu? Boş beleş işleri bıraksınlar amaaan… Çünkü kadın tehlikelidir a dostlar. Sadece çocuk değil, hayatı doğurur kadınlar. Baştan yazar dünyayı da şaşırır kalırsın. Ah bir farketse kendini ve başlasa istediğini yapmak için çabalamaya, dağ olsa duramaz karşısında. İşte bu yüzden eve, en iyi ihtimalle ev-iş eksenine kıstırılmak istenir ki potansiyelini farketmesin. Dünyaları devireceğini farketmesin.

İşte bu teknolojik anneler internete el attı ağalar! Doğurmuş, şaşkın, yalnızlaşmış, çocuğa odaklanmış hayatlarından çıkarıp kafalarını “Başka bir dünyanın mümkün olabileceğini” görmeye başladılar. Evet sorumlulukları var ev işleri, çocukları var. O yüzden bu kıskacı şartlara göre uyarlayıp, annelikleriyle, çocuklarıyla, hepsini birden iyileştirebilecekleri, hem sosyalleşebilecekleri, hem daha rahat bir ortamda para kazanabilecekleri, yazabilecekleri, üretebilecekleri bir zeminde var olmaya çalışıyorlar. Çünkü “Çalışan Anne” diye bir kavram var ama “Çalışan Baba” diye bir kavram yok. Babaların işi zaten sadece çalışmak, annelerinki ise geriye kalan her şey…

Ve işte sosyalleşmek, benzerlerini bulmak, içini dökmekten bir adım öteye geçip profesyonelleşmeye başladı bu analar! Annelere özel mekanlar kurdular ki anneler rahat edebilecekleri bir alana sahip olsun, eğitimlerden etkinliklerden faydalansın (Bkz: Renkli Ada ), Tecrübelerini paylaşıp, bir çok sıkıntıyı minimize etmek için interaktif siteler açtılar (Bkz: Ana Kılavuz ) (Bkz: Alternatif Anne ), Hakları için bir araya geldiler (Bkz: Emzirme Reformu ), Dertlerini paylaşıp tecrübe paylaşabilecekleri mail gruplar kurdular (Bkz: Emziren Anneler ) (Bkz: İnternet Anneleri ), Grup haline gelip toplaşmaya, etkinlikler düzenlemeye başladılar  (Teknolojik Anneler ) (Bkz: İnternet Anneleri ), (Bkz: Sosyal Anneler ), bir araya gelip işler kurmaya başladılar. Ticarete el attılar. Blog ve twitter üretimlerine girmiyorum bile, yazmakla bitmez…

Sadece annelik odaklı da kalmadılar… İnternet ve sosyal medya kullanımını geliştirecek eğitimler yaptılar. Yetmedi misal Otizmle ilgili bir çok farkındalık etkinliği planladılar (Bkz: 13 Nisan Toplantısı), kendilerini de unutmadılar (Bkz: Yeni Ben )

Yanisi baylar bayanlar kim ne derse desin, kim nasıl köstek olmaya çalışırsa çalışsın fişek gibi bir yeni anneler nesli geliyor. Bilgiye ulaşan, bilgiyi yaygınlaştıran, dayanışan, üreten, sosyalleşen anneler, kendilerine dayatılanın ötesine geçiyor. Her birine ayrı ayrı selam olsun.

Read More

Mavi Pencere Yayınları’ndan Hediyemiz Var

Posted by on Oca 15, 2014 in Ana Sayfa, Annelere Tüyolar, Deneyip Test Ettiklerimiz, Duyurular - Etkinlikler, Film-Kitap, Yavrulara Kitaplar | 25 comments

Kitap konusunda çok çok hassasım. Özellikle çocuk için. Ona okuyacağım, eline vereceğim kitabı mutlaka önce ben okuyorum. Sınıfı geçemezse de hiç acımadan atıyorum. Kitabın içinde zararlı, yanlış algı yaratabilecek şeylerin olmasının dışında, yayınevinin, yazarın, kitabı resimleyenin bakış açısı da benim için çok belirleyici.

Read More

Polisiyenin En Güzel Abisi; Ahmet Ümit

Posted by on Oca 8, 2014 in Ana Sayfa, Deneyip Test Ettiklerimiz, Ebeveynlere Kitaplar, Film-Kitap, Hayatın İçinden | 2 comments

Bu yılbaşı kendime hediyem Ahmet Ümit ‘in son kitabı Beyoğlu’nun En Güzel Abisi oldu. Hemmen başlayıp 3 günde bitirdim. 3 gün sürdü çünkü araya yılbaşı girdi. Yoksa daha kısa sürede bitirmek işten değil. Bir solukta okunuyor Ahmet Ümit’in bütün kitapları gibi. 

Read More