Pages Navigation Menu

Kendini Sevebilir Misin?

Posted by on Kas 25, 2014 in Ana Sayfa, Hayatın İçinden, Toplumsal | 0 comments

(Konuğumuz Miss Tiffany’nin yazısıdır)

…Toplum seni reddetse bile, yaşayacak bir yerin olmasa bile. Tırnaklarınla kazıdığın yerleri de kendine açtığın nefes alma alanlarını tıkamaya çalışsalar bile. Ya seni kendinden utandırsalar? Yanlışsın deseler. Olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol sözünü uzay-zaman-mekan üçlüsünde bükseler ve sen de büküle büküle bir hal olsan… Sırf yaşamak için kendini en derin dehlizlerin içinde bile bir gizem/bir bilinmezlik yaratmak zorunda kalsan. AMAN kimse kıymasın canına, kimseler duymasın.

 

Depresif biri değilim, melankolik biri hiç değil. Ben bir transkad.in im. Travesti, dönme dediklerinizden. Ambalajı erkek, iç kreması kadın. Popkek misali ya da değil :D

Read More

AKP Kitlesi Sensin Canım Kardeşim

Posted by on Nis 7, 2014 in Derya Dediğin Dalgalanır..., Hayatın İçinden, Toplumsal | 2 comments

Son günlerde herkeste bir umutsuzluk, Ülkenin neredeyse yarısını oluşturan AKP kitlesini anlayamama, kızma ve sövme hali var. “Nasıl olur da yapılanları görmüyorlar?” diyorlar… “Bunca kötü şeye nasıl sessiz kalıyorlar? Çocukların ölümüne nasıl göz yumuyorlar?” diye öfkeleniyorlar, “Sorgulamıyorlar ki… Ana akım medyada ne varsa ona inanıyorlar” diye aşağılıyorlar… “Adam olmaz bunlar, yaşanmaz bunlarla…” diye bağlıyorlar… 

Read More

Oy Vermek Ya da Vermemek…

Posted by on Mar 17, 2014 in Ana Sayfa, Derya Dediğin Dalgalanır..., Hayatın İçinden, Toplumsal | 2 comments

O kadar çok söylemek istediğim şey var ki… Bir o kadar da nasıl söyleyeceğimi bilmediğim. Söylemekten ar ettiğim…

Yıllarca boykot ettim seçimleri. Klişelerle öz olarak açıklamam gerekirse; “Oy vermek bir işe yarasaydı, çoktan yasaklanırdı.” (Emma Goldman) ve “Bozuk düzende sağlam çark olunmazdı” (Pir Sultan Abdal)

Yıllar sonra kullandığım ilk oyum Ayşe Tükrükçü ‘ye idi. Sebeplerim linkte.

İkinci oyum ise, geçen seçimlerde Sırrı Süreyya Önder’eydi.

Bu kadar. 34 yaşındayım. Toplam 2 kez oy verdim. 1’i simgesel, 1’inin de ne şahane bir seçim olduğunu, yıllardır bu meclise giren vekillerden ne farklı olduğunu çok şükür gördüm.

Bu seçimlerde ise tabii ki aklım ve kalbim yine Sırrı Süreyya’da.

Madde madde gideyim:

1- Seçim denen şeyin benim için en önemli anlamı, ideolojimi, inancımı yaygınlaştırabilmeme araç olmasıdır. Sırrı’ya oy verme sebebim, Sırrı’nın belediye başkanı olacağına inancım değil, inandığım çoğu şeyi temsil ettiğinden, seçim süreci boyunca da bu inandıklarım halka duyurulacağından ve bunları yapa yapa sonraki seçimlere kadar oyların artacağına inandığımdan.. Şimdi vermezsem yarın da oyunun azınlıkta kalacağını düşündüğümden… Artı “zafer” kazansın ya da kazanmasın kendi düşüncemin arkasında durmayı anlamlı bulduğumdan…

2- Şu geldiğimiz cehennemin bitmesinin 30 Mart’taki seçimlere bağlı olduğunu düşünmüyorum. Hatta genel seçimlere bağlı olduğunu da düşünmüyorum. Kimse kusura bakmasın ama bu cehennem bu ülkeye yeni gelmedi. Bu halin minyatürünü biz on yıllardır her hükümette yaşıyorduk. Kimse kusura bakmasın ve biraz tarih okusun, cezaevlerinde işkenceler, ölüm operasyonları, gözaltında kayıplar, işkenceler, faili meçhuller, yargısız infazlar AKP ile başlamış değil. Eylemlerde kaburgaları kırılan, beyin travması yaşayan sayısını açın da bir okuyun İHD raporlarından. . Sivas Katliamı, Gazi Katliamı, Maraş, Beyazıt, Ulucanlar AKP döneminde yaşanmadı! Sivas Katliamı yaşanırken iktidar ortağı SHP idi.

AKP ile cehennemimiz büyüdü evet. “Terörist” solcular, alevi ve Kürtlerden çıkıp tüm ülkeye terör estirmeye başladılar. Evet en temel haklarımıza kadar saldırdılar. Ağacımıza, suyumuza, havamıza kadar. Cebimize kadar soymaya başladılar. Evet tahammül edilemez, içinden çıkılamaz biz cehenneme döndü iyice hayatımız. Ve fakat 30 Mart’ta CHP’ye oy vererek değil, halk olarak isyan edip, kendi konforumuzu, hayatımızı, güvenliğimizi düşünmeyi bırakıp hep beraber sokağa çıkarsak bu cehennemden çıkabileceğimize inanıyorum.

3- Ve fakat….

An itibariyle…

Bu katiller Berkin’i öldürüp

Cenazesine saldırıp,

Annesini yuhlatıp, “Yüzünde poşu vardı, elinde sapan vardı” ,

Sandık da sandık, sandık da sandık deyip durdu ya….

Biz 5 gündür nefes almaktan, gülmekten ar ediyoruz ya…

Ve sol da canlı bir muhalefet, isyan oluşturamadı ya…

Bir şey değişeceği için değil. Cehennem biteceği için değil. Sadece ve sadece bu alçak adamın bir an için dahi olsun gerilmesine, üzülmesine, korkmasına bir damla olsun katkısı olsun diye içim kan ağlayarak CHP’ye oy vereceğim. Onun beklediğinden 3 oy daha fazla olup canını sıkacaksa dahi benim için yeter şu andan sonra.

Ve fakat şunu da söylemeden edemeyeceğim, inançları uğruna başka bir seçim yapmış insanlara TATAVA YAPMA demenin de Tayyip Erdoğan tarzından çok farklı olduğunu düşünmüyorum.

Bu duruma gelmemize izin verdiğimiz için Allah hepimizin belasını versin diyeceğim de daha ne kadar verebilir bilmiyorum.

 

Read More

ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN AİLE PLATFORMU (ÜYÇAP)

Posted by on Oca 6, 2014 in Ana Sayfa, Duyurular - Etkinlikler, Toplumsal | 0 comments

(Bu yazı ortak yayın yazısıdır.)

Ülkemizde üstün yetenekli çocuk olmak şans mı, şanssızlık mı ve biz kimiz?

Biz üstün yetenekli çocuk annesi olan 2 anneyiz. Üstün yetenekli çocuk yetiştirmenin keyifli anlarının yanında hiç de azımsanmayacak zorluklarını yaşayan kişiler olarak diğer annelere yardım etmek, bilgi paylaşımında bulunmak, sorunlarımıza çözüm bulmak amacı ile bir aile platformu oluşturmaya karar verdik. Peki neden?

Read More

Çocuk İstismarı Konusunda Yapabileceklerimiz

Posted by on Ara 23, 2013 in Ana Sayfa, Toplumsal | 0 comments

Çocuk istismarı her ülkede önlemler alınmasını gerektiren bir sorun olarak karşımızda. Bu konuda çalışan uzmanlar fiziksel istismarın çok daha yoğun olduğunu, çocuklarımızın yarısının fiziksel istismar yaşayarak büyüdüğünü, istismarın yanısıra çok yaygın  bir ihmal konusunun olduğunu vurgulamaktalar. Her 3 kız çocuktan 1’inin cinsel istismara uğradığı ve bu verilere çocuk gelinlerin dahil edilmediği bir ülkemiz var. (http://www.radikal.com.tr/turkiye/turkiyede_her_bes_cocuktan_biri_cinsel_istismara_ugruyor-1161744).)

Read More

DOĞANA DOĞUMDA KADIN HAKLARI DERNEĞİ BİLGİRGESİ

Posted by on Kas 25, 2013 in Ana Sayfa, Annelik, Doğuma Hazırlık, Duyurular - Etkinlikler, Hamilelik - Doğum, Hamilelik Tüyoları, Hayatın İçinden, Toplumsal | 0 comments

(Bu yazı ortak yayındır)

DOĞANA, Doğumda kadın hakları için çalışan bir dernek. Aralarında doktorlar, ebeler, doulalar, doğum eğitmenleri, yoga eğitmenleri ve anneler var. Anne ve bebeğe saygılı, olumlu doğum deneyimleri için çalışıyor. Vizyonları, tüm kadınların hamilelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde, saygılı, aile odaklı ve kanıta dayalı bakıma ulaşabilecek bir Türkiye.

Read More