Pages Navigation Menu

Ana Kılavuz, Kılavuzumuz Olsun…

Posted by on May 3, 2012 in Ana Sayfa, Anne Olmak, Anne Sütü - Emzirme, Annelere Özel Ürünler, Annelere Tüyolar, Annelik, Ay Ay Hamilelik, Bebek Bakımı, Bebek-Çocuk, Bebek/Çocuk için Ürünler, Beslenme, Deneyip Test Ettiklerimiz, Doğuma Hazırlık, Duyurular - Etkinlikler, Ebeveynler için Ürünler, Ebeveynlere Kitaplar, Ek gıdaya geçiş, Emzirmek-Süt Sağmak, Gezip Gördüklerimiz, Hamile için Ürünler, Hamilelik - Doğum, Hamilelik Sorunları, Hamilelik Tüyoları, Hayatın İçinden, İkinci El, Lohusalık, Pedagoji -Medagoji, Sağlık, Teknoloji, Ürünler, Yavrulara Kitaplar, Yemek Tarifleri | 8 comments

Uzun süredir koşturup duruyorum bir sürü şeyle, bloga doğru dürüst tek yazı yazamadım aylardır. Hepsinin temelinde “Anne Dostu” bir iş projesi yaratmaya çalışmak vardı. Var. Adımlarımızın ilkini bugün sonunda açabildik.

Çok yorulduk, çok, güldük, çok ağladık, çok kızdık. Saçlarımız beyazladı, uykusuz kaldık. Fakat ayların emeğinin ilk somut karşılığını saldık havaya bugün. Havaya saldık çünkü sitemiz, anakilavuz.com herkesin sitesi.

Read More

Mama Zararlı mıdır? Kötü müdür?

Posted by on Şub 17, 2012 in Ana Sayfa, Anne Sütü - Emzirme, Annelere Tüyolar, Annelik, Bebek Bakımı, Bebek-Çocuk, Beslenme, Emzirmek-Süt Sağmak, Hayatın İçinden, slider, Toplumsal, Yeni Anne Rahatsızlıkları | 8 comments

Mama konusu sanırım bu ülkede (belki başka ülkelerde de) anne-bebek ilişkisinde en sıkıntılı, en karmaşık, en yaralayıcı mevzulardan biri. “Hiç adam öldürdürdün mü?” sorusuna eş değer suçlayıcılıkla soruluyor “Hiç mama verdin mi?” sorusu. “Evet öldürdüm” cevabı vermekle aynı suçluluk ve ezikliğe sebep oluyor “Evet verdim.” cevabı.

Read More

Göğüs Pompaları

Posted by on Eki 29, 2010 in Ana Sayfa, Anne Sütü - Emzirme, Annelere Özel Ürünler, Annelere Tüyolar, Deneyip Test Ettiklerimiz, Ebeveynler için Ürünler, Emzirmek-Süt Sağmak, Ürünler | 3 comments

Hamileyken, göğüs pompası kullanacağım hiç aklıma gelmemişti. İnternet sitelerinde, anne-bebek forumlarında pompa  bahislerini okuduğumda, benle alakasız bir şeyleri okurcasına olduğundan dikkatim, bebek doğduğunda bu konuda neredeyse hiç fikrim yoktu. İlgilenmiyordum hiç çünkü zihnimde pompa çalışan anneler için lazım bilgisi vardı. Ben emzirecektim zati dolayısıyla da pompaya ihtiyacım yoktu. Halt etmişim! 

Önce şu Lansinoh göğüs ucu çıkarıcı ile başladık işe. O arkadaki lila kısma süt birikiyordu, ve biz kolostrum denen ilk gelen en besleyici sütü bununla verdik çoklukla. Sonra Aze’nin 3. gününde Lansinoh manuel el pompası aldık. Alışverişe beraber gittiğimiz, ikiz babası, tecrübeli Erdem, “bu işlerde ilk önce en basitini, en ucuzunu alırsın, ama yetmediğinden sürekli bir üst modele gidersin, ilk anda en pahalısını alsan rahat ve en ekonomik olacakken, ekonomi yapmaya kalktığında daha masraflı olur o iş.” dediyse de, biz emizrme işinin yakında normale döneceğinden emin olduğumuzdan, manuel pompanın yeteceğini düşünüp onu aldık. Çok iyi hatırlıyorum, o an onu bile almak gereksiz gelmişti. Bir kaç güne normal emzirecektim ben kesin! Neyse ihtiyacı olana verirdim o zaman!


Çok uzun sürmedi Medela mini elektrikliye geçişimiz. Yine aynı mantık işledi baştan sona. Evet manuel yetmiyordu ama öyle en ileri elektrikliyi almaya gerek yoktu, nasılsa emzirme bir gün gelecek normale dönecekti… Eh ucuz etin yahnisi hesabı, Medela hem çok gürültülüydü hem de çok acı veriyordu. Hatta ilk kullandığım zamanlar göğüs ucunu yara bile yapmıştı.

Geç olsa da emzirmenin yakınlarda normale dönmeyeceğine, hatta belki de hiçbir zaman tek başına emzirerek bu işi götüremeyeceğimize ikna oldum. Epey bir dirensem de sonunda Ameda çift sağmalı pompayı aldım. Başta Erdem’i dinleseydim harcadığımın yarısına hem daha verimli bir alet kullanacaktım hem süt daha çok sağabilecektim hem de fiziksel olarak rahat edecektim. Ameda’yı dünden beri kullanıyorum şimdilik memnunum. O kadar yumuşak ki işlem esnasında, medelanın sertliğine alışmış olan ben “Lan az mı sağıyor bu, sütün çoğu memede mi kalıyor?” endişesiyle arkasından Medela ile bir daha denedim, hiç süt gelmemesiyle hem yumuşak hem başarılı olduğuna emin oldum. Günlük yaklaşık 500 cc anne sütü 500 cc mama ile beslenen Aze Çınar, dün neredeyse 700 cc’ye yakın anne sütü aldı. Can yakmadığı için daha sık sağmaya ve Aze’yi daha uzun emzirmeye başladım. 


Umuyorum ki pompa maceramız burada sona ermiş olsun. Çok sıkıcı, gerginleştirici  bir iş bu. Umuyorum ki hem varlığı yeterli olsun hem de varlığıyla emzirme seanslarımızın artmasına sebep olsun. 

Read More

Emzirmek ya da emzirememek bütün mesele bu değilmiş…

Posted by on Eyl 28, 2010 in Ana Sayfa, Anne Sorunları, Anne Sütü - Emzirme, Annelere Tüyolar, Annelik, Emzirmek-Süt Sağmak | 5 comments

Hayatta neyi çok istesem, dünyanın en kolay işi bile olsa bin türlü zorluk çıkar benim karşıma genelde. Emzirme de böyle oldu. Taa yıllar öncesinde, bebek sahibi olmak gündemimde yokken bile, yıllardır bana zulüm olmuş göğüslerimi küçültmememdeki tek sebep, “yarın bir gün çocuk sahibi olmak istersem, anne sütü içmesi lazım, emmesi lazım, o yüzden sabret dokunma” diye düşünmemken, “6 ay değil en az bir, bir buçuk yıl emzirmek lazım” diye düşünürken, bu kadar önemsediğim bir şeyken, anca bu kadar burnumdan gelebilirdi bu emzirme olayı.
Aze Çınar ilk doğduğu andan itibaren başladı em-eme-me çilemiz. Meme büyük, bebek küçük bir türlü başedip ememedi. Hemşireler bile bir süre sonra pes ettiler. (Kilosu 3320 idi) Eve çıktığımızda, Ayşen şu silikon uçtan getirdi. Onunla emzirmeye başladım. Ama ona rağmen nasıl bir acı, nasıl bir acı anlatamam. Aralarda onsuz emzirmeyi deniyorum, arada bebeğin meme ucunu tutabildiği zamanlardaki acı ise çok daha fena. Bir süre sonra sütü şu pompayla sağıp (çok can yakıyor, şimdi olsa ondan almam) kaşıkla vermeye başladık. Sanmayın ki sağmaya başlayınca acı bitmiş olsun. Yok, o da gayet hallice acıtıyor insanın canını. Sağıyoruz, sonra bir saat süren tek tek kaşıkla verme süreci başlıyor. Haliyle Aze Çınar’ın her öğünü ayrı zorluk oluyor. Hem onun için hem bizim için… Kilosu 3510 oldu 1. ay dolduğunda.
Sonra böyle devam edersek memeyi çok zorlamayacak, kaşığı tercih edecek diye kaşığı kestik. Silikon Uç ile sürekli emzirmeye başladım. Ama o kadar gerilimli ve zordu ki anlatamam. Savaş her “Acıktı galiba.” dediğinde acayip öfkeleniyordum ona. Çünkü bu söylediği bana “Hadi işkencene başla.” demekti o an benim için. Mümkün mertebe emzirme aralarını açmaya çalışsam da vaktini çok da geçirmeden, ağlaya ağlaya (mecazen değil, cidden), dudaklarımı ısırıp yara yapa yapa, memeler kanaya kanaya emziriyordum. Bir yandan da küfrediyordum “Niye ben?” diye. Sonra öğrendim ki annelerin yüzde 80-90’ına yakını yaşıyordu bunları. Kimisininki 3 gün kimisininki 3 ay sürüyordu ama tamamına yakını yaşıyordu. Emziren anneler mail grubunda anlatılanlardan öğrendim. Anne olan ama daha önce hiç bunları konuşmadığımız kadınlardan öğrendim ve bir kez daha lanet ettim kadınların yaşadığı doğum-hamilelik-cinsellik gibi emzirmenin de yalan yanlış, eksik bilgilerle bilincimize eklenmiş oluşuna.Bİr kişi de söyleseydi be arkadaş “Hazırla kendini, emzirmek zor bir süreç. Ne bileyim krem falan sür” deseydi. Yemin ediyorum ki böyle bir emzirme sürecini yaşamaktansa on kez doğurmayı tercih ederim!
Sonra silikon ucu da bırakmanın vakti geldi. Hem sağlıklı değildi hem de bebek yeterince çok ve hızlı içemiyordu onunla. Bıraktım. Acı derecem 5 katına çıktı. 1,5 yıl emzireyim diyen ben “6 ayın dolmasına ne çok var allahım” diye gün sayar hale geldim. Ve sonra geçtiğimiz çarşamba (22 Eylül) günü doktora gittik kontrole. Kızımın kilosu 3240 çıktı!! Değil kilo almak, öyle vermişti ki doğum kilosunun bile altına düşmüştü kızımın kilosu. Biz sürekli görmekten herhalde hiç farketmemişiz. Zayıf olduğunu görüyorduk tabi ama boyu 54 cm olduğundan boyu hızlı uzuyor, o yüzden kilosunu göstermiyor herhalde diyorduk. Şok olduk. Günlerdir çocuğumuzu aç bırakıyor olduğumuz gerçeği bizi mahfetti. Doktor mama dedi. Artık itiraz edemedik. Eve gidince bir kez daha direndim. Mama vermeden, hem sağıp hem emzirmeye kastım. Olmadı. Hem canım çok acıdı hem de sütüm çok azalmıştı.
1 günlük direnişin ardından perşembe günü mamaya başladık. Çocuk o kadar aç kalmış ki, delirmiş gibi yedi. O halini görüp de ağlamamak mümkün değildi. Mama + Anne sütü şeklinde oluştu beslenmesi. Perşembe 15.00’den Cumartesi 09.00’a kadar geçen sürede, yani 42 saatte tam 240 gr. Alarak 3480 gr. Oldu Aze Çınar. Cumartesi yapılan tahlillerde mikrop çıktı kakasından. Daha kilosuna sevinemeden bu sefer buna üzüldük. O gece hem ben hem Aze halsiz, ağrılı ve ateşliydik. Buna rağmen Pazartesi yani dün kontrole gittiğimizde yine bir 260 gr aldı ve 3780 oldu. Yarın yine kaka tahlili yapılacak. Umuyoruz ki kullandığı ilaç işe yaramış ve iyileşmiş olsun.
Bu arada mama vermeye başladıktan sonra ben emzirmeyi bıraktım, direk sağıp veriyordum. Emzirme gerilimim olmadığından kızımla resmen sıfırdan ilişki kurdum. Onca gün içinde kızıma her baktığımda öncelikli hissiyatım “allahım her an acıkıp, canımı yakabilir.” gerilimi olduğundan neredeyse hiç o yoğun sevgi ve mutluluk halini yaşayamamışım. Geçtiğimiz perşembeden beri resmen insana döndüm. Bayrammış gibi geçiriyorum kızımla geçirdiğim anları. Hal böyle olunca, moralim düzelince o azalmış sütüm iki katına çıktı. Böylece kızımı minimum mama, maksimum anne sütü ile beslemeye başlamış olduk.
Ama bebek emmeyince yakında sütün sağmama rağmen azalma ihtimali, bebekler için emzirmenin sadece doyma değil duygusal yanının da olması gibi durumlar emzirmediğim için beni rahatsız etmeye devam ediyordu. Öte yandan Birkaç gündür memeler minimum acıyla o kadar rahat etmişti ki, yeniden o acıları yaşamayı düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyordu. Erteleye erteleye bugüne geldik. Bu sabah artık nolursa olsun emzirmem lazım diyerek aldım Aze’yi kucağıma. Çocuğum 10 dakika uğraşıp debelense, dirense de bir türlü başaramadı emmeyi. Biberonun kolaylığına da alıştığından 2-3 çekmede beceremeyince sinirlenip ağlamaya başladı. 10 dakikanın sonunda daha fazla dayanamadım ağlamasına ve bıraktım. Bir sonraki öğününde tekrar denedim. Bu sefer başardı!! Daha da güzeli, canım o kadar az acıdı ki… Nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Şimdi iki öğündür sorunsuz meme emip, üzerine mama yiyor bizim kaşık suratlı minik fare. Emmeyi iyice oturtup, kiosunu da toparlarsa belki mamayı kesip sırf memeyle bile devam edebiliriz.
Son söz olarak diyeceğim o ki; Evet anne sütü, evet emzirmek ama bizimki gibi durumlarda neredeyse çocuğun fiziksel, annenin ruhsal sağlığını tehlikeye atmak, verilen mamadan daha zararlı değil de ne??? Biz bunu farkedemeden 50 gün karşılıklı çile çektik. Her şeyin fanatizmi zararmış kardeş :p
Tüm bu süreçte hep “Geçecek” diyen emziren-anneler google mail grubuna ve sakinliğiyle, sakinleştirişi ve her an yanımızda oluşuyla bizim delirmemizi engelleyen Doktor Erdem Gönüllü’ye çok çok teşekkür ederiz.
Oh be.

Read More