Pages Navigation Menu

Dillerine Kurban…

Posted by on Haz 20, 2012 in Annelik, Ay Ay Bebek Gelişimi, Aze Çınar, Aze Çınar Günlüğü, Bebek-Çocuk | 3 comments

Hani annelerin çoğu “Doğurdum aşık oldum, kucağıma aldım hayatım değişti” falan gibi cümleler kuruyorlar ya, ben hiç öyle cümleler kurmadım.
Anne sütü verecem diye paso süt sağdığım ilk 6 ay gıcık bile oldum annelik mefhumuna. Ne zamanki zorunluluk bitti, yavaş yavaş bilinci oluşmaya, karşılıklı etkileşmeye başladık işte o zaman gerçek bir sevgi gelişmeye başladı aramızda.
Hele ki konuşmaya başladıktan sonra!!! Aman allahım nasıl keyifli bir dönem. Şu son 3 aydır ise o bahsi geçene benzer aşk duyguları içindeyim kendisine karşı. Çiğ çiğ ısırarak yiyebilirim fakat kendisi: “Isıyma anne azeley ısıyılmaz” şeklinde karşı koyuyor.

Read More

Aze Çınar Dalı Büyüyor

Posted by on May 18, 2012 in Anne Olmak, Ay Ay Bebek Gelişimi, Aze Çınar, Aze Çınar Günlüğü | 8 comments

Aze balımın gelişimine dair en son aylar önce yazmışım. Halbuki yazacak o kadar çok şey var ki… İki ara bir dere yazmayayım hakkını vereyim geniş zamanda diye diye bunca zaman geçti.

Dünya tatlısı bir insan oldu. Pek yakın arkadaş olduk. Çocuk milletinin en tatlı zamanları bunlarmış. Öyle tatlı öyle dilli ki… 17 aylıkken “şeni şeviyom” dedi bana. Ondan beridir de hiç susmadı. Her geçen gün bizi şok eden şeyler söylemeye devam etti.

Ben işten dönerken hep oynadığımız bir oyun vardı. Ben aşağıdan zile basınca koşup kapıyı açıyorlardı. Sonra Aze aşağıya bağırıyordu bana “Anneeeeeeeeee”, ben cevap veriyordum: “Azeeeeeeeee”, 3 katı çıkana kadar böyle sesleniyorduk birbirimize. Cingöz arada uyanıklık edip “Ajeeeeee” diye bağırıyordu, ben de “Annneeeeee” diye. 18 aylıktı, yine aynı şeyi yapa yapa çıktım 3. kata. Kapıda bana gülümseyerek “Hoşdeldiiiiiin” dedi, böyle bir şeyi hiç beklemeyen ben “Hasssiktir” dedim! Aze de haşşittir dedi. İnme inecekti! 

Read More

Ooo Bu Sandalye Çok Büyük!!

Posted by on Nis 10, 2012 in Ana Sayfa, Annelere Tüyolar, Ay Ay Bebek Gelişimi, Bebek - Çocuk Sorunları, Bebek Bakımı, Bebek-Çocuk, Bebek/Çocuk için Ürünler, Duyurular - Etkinlikler, Gezip Gördüklerimiz, Hayatın İçinden | 0 comments

Biliyorum yazmıyorum epeydir doğru dürüst. Çok şey birikti yazacak. Hepsini yazacağım. Az kaldı. Fişşşek gibi geleceğim.

Şimdi duyunca “Vay be süper fikir!” dediğim bir projeyi içeren bir etkinlikten bahsedeceğim. Prima’nın düzenlediği Küçük Şampiyonlar Blogger etkinliğinden. “Prima Küçük Şampiyonlar Oyun Alanı” projesi kapsamında Prima’nın konuğu olarak Türkiye’ye ilk kez gelen, bebek hareketleri konusunda dünyanın önde gelen otoritelerinden biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Karen Adolph ve Ebru Şallı Tan ile birlikte keyifli ve bilgilendirici bir gün geçirdik. Ama ne yalan söyleyeyim beni esas heyecanlandıran kısmı ebeveynlerin bebek gözüyle dünyayı görebilmesini amaçlayan hareket alanıydı.

Read More

17-18. ay Aze Çınar

Posted by on Şub 16, 2012 in Ana Sayfa, Anne Olmak, Ay Ay Bebek Gelişimi, Aze Çınar, Aze Çınar Günlüğü, Bebek-Çocuk | 2 comments


Kızdırmayın beni!

Dünkü yazımda çocuklarımızın yaptığı ve bizim şaşırdığımız şeylerin aslında normal şeyler olduğunu yazdıktan hemen sonra, 18. ayında kuzucuğumun bu ayda neler yapabildiğini yazayım dedim: 

13.1 kg, 84 cm. Her şeyi yapabiliyor. Evet bildiğin minik bir insan oldu ve artık senin benim yaptığımız her şeyi yapabiliyor. Dalga geçiyor, şaka yapıyor, öpüyor, sarılıyor, küsüyor, kızıyor, ağlıyor, kahkaha atıyor, yiyor, içiyor, reddediyor. Evet diyor, hayır diyor ve daha bir sürü şey. Canım mısın sen, benim misin , her şeyim misin sen hoşgeldiiin bebeeek.. Öhhöömm, ne diyorduk?

Read More

Dillerini yediğim…

Posted by on Ara 23, 2011 in Ay Ay Bebek Gelişimi, Aze Çınar Günlüğü, Bebek-Çocuk, Pedagoji -Medagoji | 2 comments

Bizim kız bülbül oldu a dostlar! Kime benzediyse bi geveze oldu bi geveze oldu sormayın! Bir kere duyduğu her şeyi tekrar ediyor. Bugün asansör dedi mesela (asansö olarak) . Onun dışında her bir haltı anlıyor, çoklukla da söylüyor. Yani tek tek yazayım desem geçen günkü yazıda olduğu gibi sayfalarca sürecek. Enteresanları söyleyecek olursam; montu çıkar, şapkayı tak diyor, Zeynel zeyzi iken zennel oldu. Kulak kuak oldu. Hayvanlara inek möö ile eklendi. Horoz üüüüü ile. Goygoy Gökay; Gokku oldu. Aaaba eklendi mis gibi. Balığa bakka diyor fekat genel olarak mama diyor akvaryumda bile görse. Biraz obur bi kızımız var.
Sevgili Deniz ve OİP‘in Fil’in Banyosu‘na hasta. Telefonu gösterip “fi, fi” diyor. Hello diyen fili taklit ederek “hüllüüooo” diyor.

Read More

Aze Çınar 8 Aylık

Posted by on Mar 30, 2011 in Ana Sayfa, Ay Ay Bebek Gelişimi, Aze Çınar, Aze Çınar Günlüğü | 2 comments

Evet 8 aylık oldu. Yani 4 gün sonra 8 aylık. Şöyle bir durup bakıyorum bazen… Sonra Savaş’a diyorum ki “Olm doğmuş da kocaman insan olmuş la bu?” sonra da diyorum ki “Bunu ben yaptım.”, “Hoop benim de katkılarım inkar edilemez.” diyor. “Minicik olm senin katkın, malzemeyi alıp ben yaptım gerisini.”… Daha önce yazmıştım bu linkte , bu acayip mucizeye alışmak çok korktuğum bir şey. Daha geçenlerde tek kolumda saatlerce taşıdığım, kafasını çeviremeyen, parmak dışında bir şey tutamayan bu şeyin, şimdilerde yanaktan makas alması, fotoğraf makinalarına poz vermesi, eliyle armut yemesi, sarılması, ayaklarının üzerinde durması, oturması, kendince şarkı söylemesi, bizi çağırması normal gelmemeli bana. Alışmamalıyım. 


Hele bu uyumlu sıpanın bir eyleme gelip, gıkını çıkarmaması, slogan sesleri arasında uyuması, sıcakkanlılığıyla kucaktan kucağa gitmesi, güler yüzlülüğü, içki içtiğimiz, uykusuz olduğumuz, arkadaşta kaldığımız gecelerde normalden fazla uyuması normal gelmemeli bana. Onun farklı ve şahane bir insan olduğunu hiç aklımdan çıkarmamalıyım. 

Eylem arkadaşları; Leyla, Deniz, Aze

Şimdilerde en çok yaptığı şey ıslık çalmak! pfşşşş, fışşşşhh sesleri çıkarıp çıkarıp gülüyor. Ellerini uzatıp kucağımıza gelmek istiyor. Yerde halısında otururken birden kendini arkaya atıveriyor o nasıl bir güvense… Otururken yana doğru düşeyazsa eliyle destek alıp düşmekten kurtarabiliyor kendini artık. Yoğurt delisi oldu, sebzelerden pek hazzetmiyor. Yoğurduna karıştırırsak belki yiyor. Peynir, pekmez, yumurta yiyor. Elma, armut, muz seviyor. Şarkılara tempo tutuyor. Elleri ile, ayakları ile, kafası ile… Uyku vakti gelip de yatağına koyduğumda bir sürü maymunluk yapıyor. Ayakları dikiyor havaya, ne battaniye kalıyor ne ayağında çorap. 2 dakika sonra ise teslim oluyor uykuya. 




Yatarken, yarı yatar halde sütünü içerken elini uzatıyor, bu “yaklaş seveceğim” demek. Yaklaştığımızda saçımızı okşuyor, yanağımızı seviyor, bu esnada gözümüzün içine içine bakıyor. Törensel bir an. 

Blogcu anne “Bebekler fırın ekmeği gibi. Sabahları çıtır çıtır, tadına doyulmaz oluyorlar, akşamları ise artık bayatlıyorlar, sabahki gibi olmuyorlar” yazmıştı. Aynen öyle oluyor. Akşam 17.00-18.00 arası artık bitmiş olduğumdan uyku anını bekliyorum dört gözle. Ama uyuyupta şu saatler geldiğinde, 21.00 – 22.00 olduğunda, gece yemeği vakti gelse de sarılsam diyorum. Öyle özlüyorum ki anlatamam. 


İki gün önce kan sayımı yapılsın diye kan aldılar kuzudan. Ne zormuş! Ne uzunmuş! Öyle ağladı ki bizim ağlamayı pek bilmeyen kuzu… İçimiz parçalandı, elim ayağıma dolandı. “Sen çık” diyen hemşire ile Savaş’a kafa atmamayı becererek “Çıkmayacağım.” dedim ama öldüm o iki dakika boyunca. Sonrasında da hemşirenin eldivenden yaptığı balon elinde, koruyu bant elinin üstünde içini çeke çeke uyudu arabasında çınar dalım.  


Benim danam 8. ay itibariyle 70 cm. 9.5 kilo olmuş. Sağ salim 8. yaşlar, 88. yaşlar da görmesi dileğiyle.

Read More